Tatilkolik Türkiyem
Ülkemiz genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmasıyla pek çok ülkeyi kendine özendiriyor; ancak insanın aklına bazen şu sual takılıyor: Madem genç nüfusun ağırlıkta olduğu bir ülkeyiz; sebep başta teknoloji olmak üzere pek çok alanda diğer dünya devletlerinden geri kalıyoruz? Sanırım bu soruya yanıt verebilmek için sorunun kaynağına inmek en doğrusu. Demin de belirttiğim gibi dinamik bir nüfusumuz var mamafih daha fazlasını istemektense var olanla yetinmeyi tercih eden bir nüfus aynı zamanda. Tabii ki gelişmişlik düzeyimizi artırabilmek için genç nüfusun çabasına gereksinim var. İşleyen demir ışıldar misali ülkemizin bu avantajını kullanabilmesi için gençlerin çalışma isteğine ihtiyacı var; ancak artık dinlenmek için emekli olmak gerekmiyor. Şimdiki kuşak çalışmadan dinlenmeye alışık. Bunda tabii ki gençlerden çok onları tembelliğe iten devletin suçu büyük. Bir yılda 15 günlük şubat ve tam 4 aylık yaz tatili verdiği yetmezmiş gibi araya da çeşitli bayramlar ve kutlamaları katarak eğitim süresini daha da kısaltıyor. Üstelik güzel Türkiyemin güzel insanları bu günlerin manevi değerinden iyice uzaklaşarak bunları artık tatil için bir araç olarak görüyor.


