<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog YazıKolik &#124; Maç Özetleri &#124; Video İzle &#124; Wordpress &#124; Film &#187; Şiir</title>
	<atom:link href="http://b.yazikolik.com/category/dil-ve-edebiyat/siir-dil-ve-edebiyat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://b.yazikolik.com</link>
	<description>Hayatın İçinden, Hayata Dair</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 10:00:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Yürüyelim Seninle İstanbul&#8217;da</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/yuruyelim-seninle-istanbulda.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/yuruyelim-seninle-istanbulda.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yürüyelim Seninle İstanbul'da şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yürüyelim Seninle İstanbul'da şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yürüyelim Seninle İstanbul'da şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/yuruyelim-seninle-istanbulda.html</guid>
		<description><![CDATA[Kırmızıyı sevdiğini bilseydim hayallerim kıpkırmızı olurdu İstanbul hala güneşin ardında ufuklarında birkaç siyah leke birkaç kan pıhtısı dudaklarında İstanbul hala sevimli mi sevimli ve hala bir tomucuk tadında yürüyelim seninle İstanbul&#8217;da korkusuz bir rüyadır bekler bizi Beykoz&#8217;da, Üsküdar&#8217;da birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü yenilgisiz bir muamma gibidir arar bulusmayan ellerimizi deli yel yine sarhoş, hovarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Kırmızıyı sevdiğini bilseydim<br />
hayallerim kıpkırmızı olurdu</p>
<p>İstanbul hala güneşin ardında<br />
ufuklarında birkaç siyah leke<br />
birkaç kan pıhtısı dudaklarında<br />
İstanbul hala sevimli mi sevimli<br />
ve hala bir tomucuk tadında<br />
yürüyelim seninle İstanbul&#8217;da</p>
<p>korkusuz bir rüyadır<br />
bekler bizi Beykoz&#8217;da, Üsküdar&#8217;da<br />
birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü<br />
yenilgisiz bir muamma gibidir<br />
arar bulusmayan ellerimizi<br />
deli yel yine sarhoş, hovarda</p>
<p>tam orada, Çamlıca yokuşunda<br />
birkaç bulut çekelim gökyüzünden<br />
damarlarımızdan geçirelim ve birden<br />
bırakalım suların üzerine<br />
sen bir defa konuş, sen bir defa gül<br />
kumlu ebrular yapalım seninle<br />
serpmeli ebrular, bülbülyuvası<br />
hercaimenekşe, gonca ve sümbül</p>
<p>yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında<br />
yürüyelim seninle İstanbul&#8217;da<br />
boğaziçi magrur türkülerini<br />
gözlerine baka baka söyleyin<br />
martılar üşüyünce<br />
denizin sıcağında bulsunlar kalbimizi</p>
<p>anlayabilir misin<br />
neden çıban gibi büyür bağrımda<br />
büyürde kelebek olur bu sızı<br />
kırmızıyı sevdiğini söyledin<br />
bu yüzden mi günlerdir<br />
İstanbul&#8217;da gül kokusu yayılan<br />
tepeler kırmızı, sular kırmızı</p>
<p>İstanbul bilmeli ki, sahillerine<br />
mehtabı taşıyan senin bakışlarındır<br />
İstanbul bilmeliki, limanlardan gemiler<br />
önce senin yüreğine açılır<br />
uzaklarda bir yerde<br />
toprağı öpmek için eğilen bahçıvanın<br />
parmaklarında hüzün<br />
sana doğru akan nehrin<br />
ağlayan suretidir</p>
<p>bir elimizde umut<br />
bir elimizde sevda<br />
yürüyelim seninle İstanbul&#8217;da<br />
musiki kesilsin, tükensin yazı<br />
çaresiz kalınca mızrap ve şiir<br />
ozan bir kenara bıraksın sazı<br />
ressam fırçasına sebep mi kızgın<br />
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı<br />
kırmızıyı sevdiğini bilince<br />
çekilir mi artık güllerin nazı</p>
<p>Anadolukavağı&#8217;nda her akşam<br />
burcu burcu bir rüyadır hayalin<br />
karanlık, hüznünü düşürür dağa<br />
kuşlar kanat çırpar, yıldızlar ağlar<br />
endamın her sabah iner toprağa</p>
<p>hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz<br />
ayrılık acıyla süzülür kandan<br />
nefesin fermandır Topkapı Sarayı&#8217;nda<br />
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler<br />
öylesine yorgun, mahzun ve candan</p>
<p>İstanbul bir yanımda, sen bir yanımda<br />
uykusundan uyanınca fırtına<br />
dalgalar türkümüze aşina olur<br />
yüzümüze bakınca deniz fenerleri<br />
sahibini arayan gemilerin<br />
çığlığıyla vurulur</p>
<p>tarih heyelandır hainlerin ardında<br />
İstanbul tarihin soylu anası<br />
biz bu yürüyüşü çiğdemlerden almışız<br />
sevdayı kız kulesi&#8217;nden<br />
yalıların burukluğu altında<br />
geçiyoruz sokaklardan delice</p>
<p>anlayabilir misin<br />
beyoğlu&#8217;nda gezinen<br />
hayal kırıklığının benden türediğini<br />
anlayabilir misin<br />
kırmızı sebep böyle<br />
doldurur aynalara inleyen yüreğimi</p>
<p>sana giden yolların kavşağında<br />
bir adam direniyor izini bulmak için<br />
siliyor tanyerine akan alın terini<br />
ufkunda sapsarı umudun rengi<br />
mavi yitik, ak kızgın ve siyah<br />
arıyor sessizce kaybolan günlerini</p>
<p>Gülhane&#8217;de simit satan çocuklar<br />
nasıl anlasınlar ellerimizin<br />
neden böyle çekingen olduğunu<br />
Ayasofya önünde tramvay bekleyenler<br />
gökyüzüne dokunurken bu acı<br />
kimdir diye sorsunlar içlerinden<br />
birlikte yürüyen iki yabancı</p>
<p>biz gitsek de, İstanbul&#8217;da yine de<br />
yıllar yılı gezinmeli bu sızı<br />
benden bir yaralı şiir kalmalı<br />
senden bir tebessüm, bir de kırmızı<br/><br/><span id="more-5119"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/yuruyelim-seninle-istanbulda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yediveren Ezgiler Ağlayan Küllerinde</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/yediveren-ezgiler-aglayan-kullerinde.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/yediveren-ezgiler-aglayan-kullerinde.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yediveren Ezgiler Ağlayan Küllerinde şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yediveren Ezgiler Ağlayan Küllerinde şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yediveren Ezgiler Ağlayan Küllerinde şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/yediveren-ezgiler-aglayan-kullerinde.html</guid>
		<description><![CDATA[bir dürgünde saklıdır dünyaya düşen izler bu ebedî sevdayı kalem taşır, kan gizler sînemdeki şîrpençe filizlenir de birgün o granit kalbinde kanatlanır denizler can güneşim batıyor vefâsız güllerinde al götür umudumu nazlı kâküllerinde seni de feryâdını işitirler, şâirin yediveren ezgiler ağlayan küllerindeŞiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>bir dürgünde saklıdır dünyaya düşen izler<br />
bu ebedî sevdayı kalem taşır, kan gizler<br />
sînemdeki şîrpençe filizlenir de birgün<br />
o granit kalbinde kanatlanır denizler</p>
<p>can güneşim batıyor vefâsız güllerinde<br />
al götür umudumu nazlı kâküllerinde<br />
seni de feryâdını işitirler, şâirin<br />
yediveren ezgiler ağlayan küllerinde<br/><br/><span id="more-5118"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/yediveren-ezgiler-aglayan-kullerinde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaralı Kartala</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/yarali-kartala.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/yarali-kartala.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralı Kartala şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralı Kartala şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralı Kartala şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/yarali-kartala.html</guid>
		<description><![CDATA[sen dorukta vurulan kartalların şahısın sen henüz yaşanmamış dramların ahısın yangınları sırtıda taşıdın ömür boyu bir mezarlık evine kilitledin korkuyu yollarına dikilen ısırganlar kinlidir yuvanda bıraktığın padişah temkinlidir parçalanan bir dünya ortasında kalmışsın şimşeklerin ardında düşlerini bulmuşsun mühürlü gölgeleri çekiyorsun derine çâresiz bir can gibi yanmışsın kaderine oysa titrameliydi uçuşunla mavi gök yeter, yüreğindeki alevleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>sen dorukta vurulan kartalların şahısın<br />
sen henüz yaşanmamış dramların ahısın<br />
yangınları sırtıda taşıdın ömür boyu<br />
bir mezarlık evine kilitledin korkuyu<br />
yollarına dikilen ısırganlar kinlidir<br />
yuvanda bıraktığın padişah temkinlidir<br />
parçalanan bir dünya ortasında kalmışsın<br />
şimşeklerin ardında düşlerini bulmuşsun<br />
mühürlü gölgeleri çekiyorsun derine<br />
çâresiz bir can gibi yanmışsın kaderine<br />
oysa titrameliydi uçuşunla mavi gök<br />
yeter, yüreğindeki alevleri yere dök<br />
sen, dağlara uçmayı öğreten bir kartalsın<br />
bırak da bu güneş avuçlarında kalsın<br />
yeni bir vuslat için kırıldıysa saatin<br />
Haccâc-ı Zâlim&#8217;ine bitmeli itaatin<br />
bir de bu şâir için kendini at yabana<br />
adını söyleyeyim, gülümü getir bana<br />
çözülsün düşlerimde paslanan kanlı zincir<br />
dökülsün penceremde biriken katranlı kir<br />
ben gülüme kavuşup murâdıma ereyim<br />
sen çık kerevetine, güzel beyim, can beyim<br/><br/><span id="more-5117"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/yarali-kartala.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalnızsın</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/yalnizsin.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/yalnizsin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızsın şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızsın şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızsın şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/yalnizsin.html</guid>
		<description><![CDATA[Bir akşam ışıkların daglara güldüğünü Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü Görürsün, hasretiyle sabah ezgilerinin Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin Kuşlar öter, uçuşur, yeşil dallara konar Umutlar yaprak yaprak alevlenirde yanar Son sevinç sesleri dökülür dudaklardan İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan Rüzgar okşamaktayken annen gibi tenini Gecenin kolları sessizce yakalar seni Anlarsın gözlerinin dolup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Bir akşam ışıkların daglara güldüğünü<br />
Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü<br />
Görürsün, hasretiyle sabah ezgilerinin<br />
Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin<br />
Kuşlar öter, uçuşur, yeşil dallara konar<br />
Umutlar yaprak yaprak alevlenirde yanar<br />
Son sevinç sesleri dökülür dudaklardan<br />
İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan<br />
Rüzgar okşamaktayken annen gibi tenini<br />
Gecenin kolları sessizce yakalar seni<br />
Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını<br />
Anlarsın yanlızlıgını ve yanlız kaldıgını<br/><br/><span id="more-5116"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/yalnizsin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaklaş</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/yaklas.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/yaklas.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaklaş şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaklaş şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yaklaş şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/yaklas.html</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaş; orda bir tohum çatlatıyor gölgeni Yaklaş ki, pervaneler görmüş rüyada seni Yaklaş; yasak meyvenin çürüdüğü daldayım Yaklaş; denize kırgın deli bir kumsaldayım Yaklaş; mağrur savaşçı sadağında ölmeden Yaklaş; nûn ülkesini kaf ikiye bölmeden Yaklaş ki; nağmeleri kan tutuyor şarkının Yaklaş; viran olmasın minnet burcu korkunun Yaklaş; kara köprüye ağıt yakan kediler Yaklaş ki, göğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Yaklaş; orda bir tohum çatlatıyor gölgeni<br />
Yaklaş ki, pervaneler görmüş rüyada seni<br />
Yaklaş; yasak meyvenin çürüdüğü daldayım<br />
Yaklaş; denize kırgın deli bir kumsaldayım<br />
Yaklaş; mağrur savaşçı sadağında ölmeden<br />
Yaklaş; nûn ülkesini kaf ikiye bölmeden<br />
Yaklaş ki; nağmeleri kan tutuyor şarkının<br />
Yaklaş; viran olmasın minnet burcu korkunun<br />
Yaklaş; kara köprüye ağıt yakan kediler<br />
Yaklaş ki, göğe giden yolları görmediler<br />
Yaklaş ıssız köşenin en vefalı yerine<br />
Yaklaş henüz gelmeyen bir günün mahşerine<br />
Kararmayan gündüzün kalbinde sûra yaklaş<br />
Kır bütün zincirleri ey hayal, nûra yaklaş<br/><br/><span id="more-5115"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/yaklas.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağmur</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/yagmur.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/yagmur.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/yagmur.html</guid>
		<description><![CDATA[Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat Yıllardır boz bulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Hasretin alev alev içime bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından<br />
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kainat </p>
<p>Yıllardır boz bulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım </p>
<p>Hasretin alev alev içime bir an düştü<br />
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü </p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi&#8217;nin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak<br />
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak </p>
<p>Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim </p>
<p>Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü<br />
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü </p>
<p>Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden<br />
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en aka mustu, pazartesinden<br />
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin </p>
<p>Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide<br />
Dokunduğun ufak bir nakış da ben olsaydim </p>
<p>Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü<br />
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin<br />
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü </p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan<br />
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri </p>
<p>Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım </p>
<p>Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü<br />
Katil sinekler deldi hicabın perdesini<br />
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü<br />
Dolaşan ben olsaydım Save&#8217;nin damarında<br />
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin<br />
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü<br />
On asırlık ocağın savururdum külünü </p>
<p>Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir kafa da ben olsaydım </p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü<br />
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara<br />
Bir bela tünelinde ağır sınav düştü </p>
<p>Badiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi Ebva&#8217;da esen yel<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya </p>
<p>Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım </p>
<p>Haritanın en ak noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü<br />
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü </p>
<p>Firakınla kavrulur çölde kum taneleri<br />
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir<br />
Erdemin, bereketin doldurur haneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların </p>
<p>Devlerin esrarını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım </p>
<p>Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer<br />
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü </p>
<p>Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini<br />
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından </p>
<p>Madeni arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim </p>
<p>Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali<br />
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü </p>
<p>Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri; ak bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdabında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin </p>
<p>Saatlerin ardında hep kendimi aradim<br />
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım </p>
<p>Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz kıtalar boyu uzayan yurt düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü </p>
<p>Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyra&#8217;yı arıyor her damlada bir saray<br />
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin<br />
Mekanın fırçasında solmayan fotoğraf senin </p>
<p>Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım </p>
<p>Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü </p>
<p>Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin </p>
<p>Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım </p>
<p>Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü </p>
<p>Nefsinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek<br />
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklara hep seni içirecek<br />
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mü&#8217;mindir sema; sana muhtaçtır zemin </p>
<p>Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım </p>
<p>Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü<br />
Zedelendi sağduyu; körleşen iz&#8217;an düştü<br />
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü </p>
<p>Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun ufak bir nakiş da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir kafa da ben olsaydım<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım<br/><br/><span id="more-5114"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/yagmur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Veranın Gözlerinde Mevsimler</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/veranin-gozlerinde-mevsimler.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/veranin-gozlerinde-mevsimler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Veranın Gözlerinde Mevsimler şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Veranın Gözlerinde Mevsimler şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Veranın Gözlerinde Mevsimler şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/veranin-gozlerinde-mevsimler.html</guid>
		<description><![CDATA[derya içre deryayı bilmeyenlere İlkbahar Resmini yapabilseydi parmaklarım Karanfillerle buluşup perçemlerinde Yitik kalbini arardı denizlerin Yoksa o gözler masmavi çiçeklerin Bin bir çeşidiyle damıtılmış bir nehrin Sularını arayan sitane mıdır göğümde Yoksa o baygın tebessümüne Dokundukça alevlenen Çaresiz bir yaprak mıdır ellerim Yaz Bu rıhtım, bu liman, yorgun gemiler Akkor kirpiklerinden fışkıran dalgaların Sahillere vuran [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>derya içre deryayı bilmeyenlere</p>
<p>İlkbahar</p>
<p>Resmini yapabilseydi parmaklarım<br />
Karanfillerle buluşup perçemlerinde<br />
Yitik kalbini arardı denizlerin</p>
<p>Yoksa o gözler masmavi çiçeklerin<br />
Bin bir çeşidiyle damıtılmış bir nehrin<br />
Sularını arayan sitane mıdır göğümde</p>
<p>Yoksa o baygın tebessümüne<br />
Dokundukça alevlenen<br />
Çaresiz bir yaprak mıdır ellerim</p>
<p>Yaz</p>
<p>Bu rıhtım, bu liman, yorgun gemiler<br />
Akkor kirpiklerinden fışkıran dalgaların<br />
Sahillere vuran yalnızlığıdır</p>
<p>Parçalanan adaların uzaktan<br />
Duyulan feryadı, çöl ağıtları<br />
Düşürür pencereme</p>
<p>Ya serin bahçelerin gölgesinde<br />
Bekleyeceğim güvercinlerle gelen<br />
Bir deniz türküsünü<br />
Ya da kavurunca ateş ve rüzgâr<br />
Savuracak ötelere ruhumu<br />
Gel ey sonbahar</p>
<p>Sonbahar</p>
<p>Eylül kıvamındadır deniz fenerleri<br />
Sular sapsarı bulutlardan süzülür<br />
Kâbus ve rüya<br />
Sıradağlar gibi çöker uykuya</p>
<p>Hayal bir kardelen yurduysa, derya<br />
Yıkar beklenmedik fırtınalarla<br />
Kaptanların nihayet duruşlarını<br />
Göğsüme bastırdığım<br />
Bir tayfanın ölüm fotoğrafıdır<br />
Düşer kumsallarına acının<br />
Her sonbaharla</p>
<p>Kış</p>
<p>Gül dondu, gönül dondu<br />
Kıpırdayamıyor bakış ve evren<br />
Meğer engin ufuklardan ansızın<br />
Çıkmaz sokaklarına girmişim buzulların</p>
<p>Dağ yutunca kalbimi, kanımda kuşlar<br />
Kar tufanı altında kırılan kanatların<br />
Çıkardığı nihayet sesi duymuşlar</p>
<p>Meğer köpük gölgesiymiş umutlar<br />
Kaç ömür saklıysa içinde her anın<br />
İnsan kendi karanlığına çekermiş<br />
Yaşanmamış mevsimlerini sevdanın<br/><br/><span id="more-5113"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/veranin-gozlerinde-mevsimler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzak Dur</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/uzak-dur.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/uzak-dur.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:13:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Dur şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Dur şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Dur şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/uzak-dur.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzak dur, ırak duran çiçeğin kokusundan Uzak dur başka yöne süzülüp giden sudan Uzak dur; karanlığın başını bekleyen kuş Uzak dur ki, bakarsın tam göğsünde vurulmuş Uzak dur; bir bahar ki, yoluna diken döker Uzak dur; gökkuşağı göğüne perde çeker Uzak dur rahminde küf taşıyan analardan Uzak dur gölgesini görmeyen aynalardan Uzak dur beyazından mahrum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Uzak dur, ırak duran çiçeğin kokusundan<br />
Uzak dur başka yöne süzülüp giden sudan<br />
Uzak dur; karanlığın başını bekleyen kuş<br />
Uzak dur ki, bakarsın tam göğsünde vurulmuş<br />
Uzak dur; bir bahar ki, yoluna diken döker<br />
Uzak dur; gökkuşağı göğüne perde çeker<br />
Uzak dur rahminde küf taşıyan analardan<br />
Uzak dur gölgesini görmeyen aynalardan<br />
Uzak dur beyazından mahrum bırakan canın<br />
Uzak dur sırlarına gülümseyen fincanın<br />
Uzak dur güle katran damlatan sevi kirinden<br />
Uzak dur ihtirasın kurt kanı şiirinden<br />
Çemenzârı inciten her belâdan ırak dur<br />
İçindeki bin yüzlü Kerbelâ&#8217;dan ırak dur<br/><br/><span id="more-5112"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/uzak-dur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzak Beyaz Bir Hayal Tutuyor Ellerini</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/uzak-beyaz-bir-hayal-tutuyor-ellerini.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/uzak-beyaz-bir-hayal-tutuyor-ellerini.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Beyaz Bir Hayal Tutuyor Ellerini şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Beyaz Bir Hayal Tutuyor Ellerini şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Beyaz Bir Hayal Tutuyor Ellerini şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/uzak-beyaz-bir-hayal-tutuyor-ellerini.html</guid>
		<description><![CDATA[Ellerin nihayet gemiden artakalan bir hüzün Bir vadiyi çoğaltan saf suyu sessizliğin Erimeyi bir kalbin potasında öğrenmiş Bir gecenin nabzında damlamıştır yerlere Belki nihayet meddücezir vaktidir denizlerin O hangi aynalardan çıkıp gelmiş ansızın Sen hangi dağ başında bırakmışsın ruhunu Şimdi yalnızlık için kan döküyor gözlerin Artık duymuyor seni fırtınalar, bulutlar Sözlerin bin bir çeşit alevlerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Ellerin nihayet gemiden artakalan bir hüzün<br />
Bir vadiyi çoğaltan saf suyu sessizliğin<br />
Erimeyi bir kalbin potasında öğrenmiş<br />
Bir gecenin nabzında damlamıştır yerlere<br />
Belki nihayet meddücezir vaktidir denizlerin<br />
O hangi aynalardan çıkıp gelmiş ansızın<br />
Sen hangi dağ başında bırakmışsın ruhunu<br />
Şimdi yalnızlık için kan döküyor gözlerin</p>
<p>Artık duymuyor seni fırtınalar, bulutlar<br />
Sözlerin bin bir çeşit alevlerle yanıyor<br />
Sen O&#8217;nda unutulan resimlerin matemi<br />
O sende her çiçeğin yüzüyle uyanıyor</p>
<p>Uzak ak bir hayal tutuyor ellerini<br />
Irmağı yatağından ayırdıysa karanlık<br />
Su şimdi kahra giden yolların ayrımıdır<br />
Bir tohum gülümsüyor; kökleri yüreğinde<br />
Bir tohum ki, bahçenin en nazlı kıvrımıdır</p>
<p>Bir tohum, dallarında asılı kirpiklerin<br />
Bir tohum, gövdesine gözbebeğin gömülü<br />
Bir tohum, kabuğunda gül baharı taşıyor<br />
Bir tohum, ardı dizi sefiller ağlaşıyor</p>
<p>İstenmeyen birisin şimdi doruklar kadar<br />
Oyuncak bekleyip dur yetim çocuklar gibi<br />
Bilmiyor ki, senin de görünmez bir günün var<br />
Uzak ak bir hayal tutuyor ellerini<br/><br/><span id="more-5111"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/uzak-beyaz-bir-hayal-tutuyor-ellerini.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyumsuzluğun Şiiri</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/01/uyumsuzlugun-siiri.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/01/uyumsuzlugun-siiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:12:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Genç şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uyumsuzluğun Şiiri şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Uyumsuzluğun Şiiri şiiri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Uyumsuzluğun Şiiri şiiri oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazikolik.com/2010/01/uyumsuzlugun-siiri.html</guid>
		<description><![CDATA[Sana göre değilim; sırtımda kambur viraneleri ömrün Ellerimde birikmiş kan damlaları; ayaklarım tutuklu Yüzüm istediğince taze değil; kirpiklerim yıpranmış Gözlerim diri, bakışlarım hercai değil meydanlarda Yürümek istesek deniz kenarında, her şey kararıyor Bakmak dilesek gönlümüzce ufka, bulutlar yanıyor Hiçbir şey gereğince olmuyor, ne sessizlik, ne çığlık Ayağa kalktığım yerde oturuyorsun; göğe dönüyorsun Gülümsediğin yerde ağlıyorum; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Sana göre değilim; sırtımda kambur viraneleri ömrün<br />
Ellerimde birikmiş kan damlaları; ayaklarım tutuklu<br />
Yüzüm istediğince taze değil; kirpiklerim yıpranmış<br />
Gözlerim diri, bakışlarım hercai değil meydanlarda</p>
<p>Yürümek istesek deniz kenarında, her şey  kararıyor<br />
Bakmak dilesek gönlümüzce ufka, bulutlar yanıyor<br />
Hiçbir şey gereğince olmuyor, ne sessizlik, ne çığlık<br />
Ayağa kalktığım yerde oturuyorsun; göğe dönüyorsun<br />
Gülümsediğin yerde ağlıyorum; yere bakıyorsun</p>
<p>Ne zamana değin ıssız bir sevda, kırık aynalarda<br />
Ne zamana kadar acı bekleyişler uyandıracak volkanları<br />
Seninde özgür bir evrenin olmalıydı yeryüzünde<br />
Seninde uşakların su dökmeli avucuna yorgun bezirganların<br />
Seninle sahilde yürümeliydi rüzgar<br />
Biraz rıhtım koymalıydı, biraz dünya ve şiir</p>
<p>Hain kahkahalar yükselmemeli gölgelerden<br />
Tenhalar size bakmamalı, kırılmamalı pencereler<br />
Mum yakmalısınız romantik olsun diye karanlık<br />
Yokluğumda keşfetmelisin özgürlüğü<br />
Unutmasan da silinmeyen izlerimi bir ömür, her taraf deniz</p>
<p>&#8221;ancak ölüm&#8221; desek de, ayrılık dudaklarında bir ölüm gibi<br />
gelip ayıracak kalplerimizin öpüşen dudaklarını<br />
bir daha görmeyeceğim yüzünü gözlerimde<br />
celladınla uçurumlarda gezdireceksin ayaklarını</p>
<p>sonrası nedir bilir misin, tufan mı, kıyamet mi? ateş niçin?<br />
Ne ben varım senin için dünyada, ne de sen yaşadın benim için<br/><br/><span id="more-5110"></span><br/>Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/01/uyumsuzlugun-siiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
