<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog YazıKolik &#124; Maç Özetleri &#124; Video İzle &#124; Wordpress &#124; Film &#187; Sağlık&amp;Cinsellik</title>
	<atom:link href="http://b.yazikolik.com/category/saglikcinsellik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://b.yazikolik.com</link>
	<description>Hayatın İçinden, Hayata Dair</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 10:00:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sizi hastalıklardan koruyan tek şey</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/sizi-hastaliklardan-koruyan-tek-sey.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/sizi-hastaliklardan-koruyan-tek-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 15:03:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklardan]]></category>
		<category><![CDATA[koruyan]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[Sizi]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/sizi-hastaliklardan-koruyan-tek-sey.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilimsel olarak da kanıtlandı&#8230; Annenin doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğine gösterdiği şefkat, bebeğin yetişkin hale geldiğinde sorunlarla daha iyi başa çıkmasını sağlıyor, stres ve hastalıklardan koruyor. ABD&#8217;nin Rhode Island eyaletinde bilim adamları 482 anne ve 8 aylık bebekleri arasındaki bağı araştırdı ve bebekken araştırmaya katılanlar 34 yaşına geldiğinde testlerle bu bağın etkilerini inceledi. Anne ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Bilimsel olarak da kanıtlandı&#8230;
<p>Annenin doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğine gösterdiği şefkat, bebeğin  yetişkin hale geldiğinde sorunlarla daha iyi başa çıkmasını sağlıyor,  stres ve hastalıklardan koruyor.</p>
<p>ABD&#8217;nin Rhode Island eyaletinde  bilim adamları 482 anne ve 8 aylık bebekleri arasındaki bağı araştırdı  ve bebekken araştırmaya katılanlar 34 yaşına geldiğinde testlerle bu  bağın etkilerini inceledi.</p>
<p>Anne ve 8 aylık bebek arasındaki bağın niteliği psikolog tarafından &#8220;olumsuz-aşırı&#8221; ölçeğinde değerlendirildi.</p>
<p>10  anne-bebek çiftinden yaklaşık birinde psikolog, annenin bebeğine  gösterdiği şefkati &#8220;az&#8221;, çiftlerin yüzde 85&#8242;inde &#8220;normal&#8221;, yüzde 6&#8242;sında  &#8220;fazla&#8221; buldu. </p>
<p>Bebekken araştırmaya katılanlar, 34 yaşına  geldiğinde tekrar teste tabi tutuldu. 8 aylıkken annesinin fazla şefkat  gösterdiği kişilerin kaygı, stres ve saldırganlık düzeyinin  diğerlerinden az olduğu görüldü. Ayrıca bu kişilerin kalp-damar  hastalıklarına daha az yakalandığı ve hayatla daha iyi mücadele  edebildiği belirlendi.</p>
<p>Hayattaki ilk deneyimlerin bile  yetişkinlik dönemini etkileyebildiğini doğrulayan bilim adamları,  hatırlanmayan bebeklik anılarının ileride kişiyi hayata karşı daha  dayanıklı ya da hassas hale getirebildiğini vurguladı.</p>
<p>Bilim  adamları, bu konuda yapılan diğer araştırmalardan farklı olarak,  araştırmanın çocukluk anılarını değil, bebeğin hayattaki ilk anlarını  esas aldığına dikkati çekti.</p>
<p>AA</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/sizi-hastaliklardan-koruyan-tek-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne adayları dikkat!</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/anne-adaylari-dikkat.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/anne-adaylari-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 15:03:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[adayları]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/anne-adaylari-dikkat.html</guid>
		<description><![CDATA[Hamileliğinizin ilk üç ayında aşırı sıcağa maruz kalmanız bebeğinizi olumsuz etkileyebilir. Hamilelik dönemi yaz aylarına müsavi gelen anne adaylarının sıcaklarda daha dikkatli olmaları gerektiği belirtiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Yılmaz, özellikle gebeliğinin ilk üç ayında aşırı sıcağa maruz kalan hamilelerin bebeklerinde sakatlıklar oluşabileceğini söyledi. Yılmaz, anne adaylarını kendi ve bebeğin sağlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Hamileliğinizin ilk üç ayında aşırı sıcağa maruz kalmanız bebeğinizi olumsuz etkileyebilir.
<p>Hamilelik dönemi yaz aylarına müsavi gelen anne adaylarının sıcaklarda  daha dikkatli olmaları gerektiği belirtiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Yılmaz,  özellikle gebeliğinin ilk üç ayında aşırı sıcağa maruz kalan hamilelerin  bebeklerinde sakatlıklar oluşabileceğini söyledi. </p>
<p>Yılmaz, anne  adaylarını kendi ve bebeğin sağlığı için dikkat etmeleri konusunda  uyardı. Uzun süre sıcakta kalan hamile kadınların tansiyonun  yükselebileceği veya düşebileceğini ve bu durumun anne karnında ki çocuk  için de problem oluşturabileceğini dile getiren Yılmaz, &#8220;Özellikle yüksek  tansiyon anne karnında bebek ölümüne ya da bebeğin kalıcı olarak  oksijensiz kalarak sakat kalmasına sebep olabilir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;ANNE KARNINDAKİ ÇOCUK İÇİN GÜNEŞ IŞIĞI ÖNEMLİ&#8221;</strong></p>
<p>Anne  adaylarının güneşte fazla kalmamaları gerektiğini dile getiren Yılmaz,  bununla birlikte annenin belli bir oranda alacağı güneş ışığının  kalsiyum ve D vitamini metabolizması ve kemik gelişimi açısından da  faydalı olduğunu ifade etti. </p>
<p>Dr. Yılmaz, sıcaklarla birlikte  terleme ile su kaybının arttığını, anne adaylarının bol su ve sulu  gıdalar tüketmelerini gerektiğini söyledi. Gebe kadınların,  doktorlarının izin vermesi ve herhangi bir rahatsızlıkları olmadığı  sürece tatile gidebileceklerini hatırlatan Yılmaz, her türlü ulaşım  aracı ile gezi edilebileceğini vurguladı.</p>
<p>Cihan</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/anne-adaylari-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaliteli bir cinsel yaşam için vajinoplasti</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/kaliteli-bir-cinsel-yasam-icin-vajinoplasti.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/kaliteli-bir-cinsel-yasam-icin-vajinoplasti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 15:03:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Kaliteli]]></category>
		<category><![CDATA[vajinoplasti]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/kaliteli-bir-cinsel-yasam-icin-vajinoplasti.html</guid>
		<description><![CDATA[Süresi sadece 30 dakika&#8230; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr.Ertğrul Akdaş, özellikle zor doğum ve çok doğum yapan bayanlarda, doğum sırasında yapılan doğum kesisinin anormal iyileşmesi ile sonuçlanan hastalarda daha sık görülen sorunların vajinoplasti ile giderildiğini belirtiyor. Vajinoplasti nedir?Doğal görünüm ve normal fonksiyonunu kaybetmiş vajina (doğum kanalı) ve vajen girişinin cerrahi olarak eski haline [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Süresi sadece 30 dakika&#8230;
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr.Ertğrul Akdaş, özellikle zor doğum ve çok doğum yapan bayanlarda, doğum sırasında yapılan doğum kesisinin anormal iyileşmesi ile sonuçlanan hastalarda daha sık görülen sorunların vajinoplasti ile giderildiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Vajinoplasti nedir?</strong><br />Doğal görünüm ve normal fonksiyonunu kaybetmiş vajina (doğum kanalı) ve vajen girişinin cerrahi olarak eski haline döndürülmesidir.<br />Özellikle zor doğum ve çok doğum yapan bayanlarda, doğum sırasında yapılan doğum kesisinin anormal iyileşmesi ile sonuçlanan hastalarda daha sık görülür. Hastalar münasebet sırasında ağrı, vajinanın genişlemesine bağlı olarak kalitesiz cinsel yaşam şikayetleri ile müracaat ederler. Fakat ataerkil toplum özelliğinden dolayı kadınlarımız bu tür şikayetlerini dile getirmemekte, bunun doğum yapan kadınların doğal bir durumu olduğu, düzeltilemez ya da böyle bir düzeltmenin çevresinde normal karşılanmayacağı düşüncesi ağır basar. Yalnızca idrar kaçırma, gaz, gaita  tutamama şikayeti var ise doktora müracaat etmektedirler.</p>
<p><strong>Vajinoplasti kimlere yapılmalıdır?</strong><br />Vajina ve perinenin yapı ve fonksiyonlarında doğum yapmadan önceki haline göre memnuniyetsizlik hali olan her kadının bu operasyonu yaptırma hakkı vardır. Nasıl ki bir kadının burun yapısındaki doğuştan veya sonradan oluşmuş görünüm ve nefes almayı etkileyen bozukluğu düzelttirmesi doğal ise, cinsel yaşamını, aile hayatını etkileyecek  vajinal bozukluğu düzelttirmesi de o kadar doğaldır. Operasyonun gerekliliğini belirleyecek tek şahıs kadının kendisidir. Eşler de bu kararda yönlendirici olabilir. Operasyon sırasında vajinanın ön ve arka duvar sarkma operasyonları, rahim sarkması var ise vajinal yoldan rahim alınması operasyonu da birlikte yapılabilir.</p>
<p><strong>Operasyon nasıl yapılır?</strong><br />Operasyonda vajina girişi ve vajina 1/3 dışa yakın kısmının üzerindeki mukozal doku kaldırılarak, vajinanın ve anüsün istemli daralmasını sağlayan kaslar yaklaştırılır. Daha yüzeydeki destek dokuları tamir edilir. Son olarak vajen fazlalıkları kesilip mukozası kapatılır.</p>
<p><strong>Operasyona bağlı yan etkiler görülür mü?</strong><br />Cerrahinin genel komplikasyonlarına ek olarak ilişkide ağrı duyma, cinsel ilişkide ağrı veya ilişkiye girememe sorunları ortaya çıkabilir. Bu operasyondan sonra tekrar vajinal doğum yapılırsa yapılan düzeltme bozulacaktır.</p>
<p><strong>Operasyon süresi ne kadardır?</strong><br />Operasyonun süresi yaklaşık 30 dakikadır. Hasta aynı gün içinde evine gidebilir ve günlük işlerine devam edebilir. Çalışma hayatına 1 hafta, cinsel aktivitesine 45 gün fasıla vermesi gerekmektedir.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/kaliteli-bir-cinsel-yasam-icin-vajinoplasti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sadece lahana çorbasıyla zayıflanmıyor</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/sadece-lahana-corbasiyla-zayiflanmiyor.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/sadece-lahana-corbasiyla-zayiflanmiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 15:03:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[çorbasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[Lahana]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflanmıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/sadece-lahana-corbasiyla-zayiflanmiyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Kişiye özel tedavi gerekiyor&#8230; Çağımızın en aka hastalıklarından biri olarak kabul edilen şişmanlık, dünyada çığ gibi büyümeye devam ediyor. HABERTURK.COM SAĞLIK SERVİSİ Dünyada bütün aka devletlerin sıhhat politikalarının içinde olan obezite tedavisinde hedefi doğru koymanın önemine değinen  Dr. Yavuz Furuncuoğlu, obezite tedavisinde ilk önce uygulanacak doğru adımın 6 ayda yüzde 5-10 kilo vermek olduğunu belirterek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Kişiye özel tedavi gerekiyor&#8230;
<p><strong>Çağımızın en aka hastalıklarından biri olarak kabul edilen şişmanlık, dünyada çığ gibi büyümeye devam ediyor. </strong></p>
<p><strong>HABERTURK.COM SAĞLIK SERVİSİ</strong></p>
<p>Dünyada bütün aka devletlerin sıhhat politikalarının içinde olan obezite tedavisinde hedefi doğru koymanın önemine değinen  Dr. Yavuz Furuncuoğlu, obezite tedavisinde ilk önce uygulanacak doğru adımın 6 ayda yüzde 5-10 kilo vermek olduğunu belirterek, &#8220;Yüzde 10 kilo vermek hastalıkların yüzde 50&#8242;sini önlüyor. Hedefimiz hastalarımızı manken yapmak değil. Yüzde 10 kilo vermekle obezite nedeniyle gerçekleşen ölümlerin yüzde 10&#8242;unda azalma oluyor. Diyabete bağlı ölümlerde yüzde 30, kansere bağlı ölümlerde de yüzde 40 azalma oluyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Kısa süreli spor salonuna yazılmanın bir faydası yok”</strong><br />Şişmanlığın dereceleri olduğunu ifade eden Dr. Yavuz Furuncuoğlu, “Şişmanlık anne karnında iken başlıyor. Biz hastalarımızı manken yapmak için bir programın içine sokmuyoruz. Bizim için öncelikli olan onların sağlığı ve sosyal hayata uyum sağlayabilmeleri. Bütün ileri tetkikleri yapılan hastayı bir programın içine alıyoruz. Bu programın içinde, ilaç tedavisi, diyet ve egzersiz mutlaka var. Ancak hayatı boyunca hiç spor yapmamış bir insana; biz, haydi koşmaya başla diyemeyiz. Bu nedenle kısa süreli ama düzenli egzersizler çok önemli. Aşırı fiziksel aktivite insanı yaşlandırıyor. Günde vasat 30-45 dakika yürüyüş en faydalı aktivitedir. 45 dakika süren bir egzersiz bizim için yeterlidir. Ciddi hastalar tempolu spor yapamaz. Ölebilirler. 40-50 yaşına kadar spor yapmamış bir insan, bu yaştan itibaren hızlı bir şekilde spor yapmaya başlarsa bunu kaldıramaz. Kısa süreli olarak spor salonuna gitmenin faydası yoktur. İki-üç ay ağır bir spor yapıp, 10-20 kilo verip, sonra sporu bırakmak hata olur. Yeniden kilo alınmasına sebep olur.  Düzenli egzersiz en doğru ve sağlıklı olanıdır. Sadece zayıflamak için değil, sürekli egzersiz yapılmalıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Kişiye özel obezite tedavisi&#8221;</strong><br />Obezite tedavisinde hedefi doğru koymak gerektiğinin altını çizen Dr. Yavuz Furuncuoğlu, “Obezite tedavisinde doğru olan 6 ayda yüzde 5-10 kilo vermektir. Yüzde 10 kilo vermek hastalıkların yüzde 50’ni önlüyor. Ne olursa olsun kilo verilmelidir gibi bir hedef olmamalıdır, sağlıklı bir yöntemle kilo verilmelidir. Dengesiz ve kontrolsüz kilo kayıpları sağlığın kaybolmasına sebep olabilir. Tek yönlü beslenme kesinlikle olmamalıdır. Örneğin sadece lahana çorbası içerek zayıflama olmaz. Bilinmeyen ispat edilmemiş yöntemlerle zayıflama olmaz.  Aşırı kilo kaybı ile zayıflama olmamalıdır. Hızlı kilo vermek sağlıklı kilo vermek demek değildir. Kilo yağdan verilmelidir. Kas ve su kaybı ile verilen kilo hem sağlığı bozar hem de kolayca geri alınmasına sebep olur. Yüzde 10 kilo vermekle obezite yüzünden ölümlerde bile yüzde 10 azalma oluyor. Diyabete bağlı ölümlerde yüzed 30, kansere bağlı ölümlerde yüzde  40 azalma oluyor. Dışardan aldığınız gıdaların mutlaka etiketlerini okuyun. Light ürün diğe aldığınız birçok şey kilo yapabiliyor.  Gerçek light (diyet) gıda 100gr’ında 3 gr’dan az yağ içeren gıdadır.  Şişmanlığın dereceleri vardır. İnsanlarımız şişman=obez denilince karikatürize edilmiş tipleri anlıyor. Halbuki Obezite hastalık oluşturabilecek şişmanlıktır. Hafif, orta ve ileri derecede şişmanlık vardır. Obezler bütün dünyada aç insanların sayısını geçmiştir. Obezitede bizim için iç organların yağlanması çok önemlidir. Çünkü hastalıklara sebep olan iç organ yağlanmalarıdır.  Alınan enerji, harcanan enerjiden daha fazla olduğu durumlarda şişmanlık başlıyor. Biz Medical Park Göztepe’de bütün hastalarımıza kişiye özel tedaviler yapıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Obezler gece rahat uyuyamazlar&#8221;</strong><br />Sorumlusu Dr.Yavuz Furuncuoğlu, 300 obez hastada yaptığı çalışmasında şişmanlığın derecesi ile gece uykusu süreleri arasında belirgin bağlantılar bulduğunu belirtti. Dr.Furuncuoğlu, &#8220;Gece uyku süresi ve kalitesi ile obezite arasında ciddi bağlantılar bulunmuştur.  Daha az ve kalitesiz bir uyku obeziteye davetiye çıkarmaktadır Obezlerin çoğu da gece rahat uyuyamaktadır. 300 obez hastada yaptığımız  çalışmada şişmanlığın derecesi ile gece uyku süreleri arasında belirgin bağlantılar bulunduğu ortaya çıktı.  Buna göre obez kişilerin çoğu 6 saatten az uyumaktadır ve gece uyanmaktadır  Aşırı obez kişilerin yüzde 92&#8242;i geceleri uyanmakta ve kaliteli uyuyamamaktadır.  Obez insanların yüzde 82&#8242;si, fazla kilolu insanların ise yüzde 7.8 i gece uyanmaktadır. Ayrıca yine 740 hasta üzerinde yaptığımız başka bir araştırma sonucunda da obezitenin ciddi hastalıklara  sebep olduğu ortaya çıkmıştır. Şişman insanların yüzde 86&#8242;sında ek bir hastalık saptanırken, sadece yüzde 14&#8242;ü normal bulunmuştur. En sık rastlanan hastalıklar arasında da yüzde 42.4&#8242;le karaciğer yağlanması, yüzde 38.3&#8242;le kan yağlarının yüksek bulunması, yüzde 30.2 ile de şeker hastalığı ve gizli şeker ortaya çıkmıştır. 359 şahıs üzerinde yaptığımız  başka bir çalışmaya göre de günde 8 saatten fazla televizyon ve bilgisayar başında zaman geçirenlerin yüzde 91.5&#8242;i obez veya aşırı obezdir&#8221; diye konuştu.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/sadece-lahana-corbasiyla-zayiflanmiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu hastalık hayatı etkiliyor</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/bu-hastalik-hayati-etkiliyor.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/bu-hastalik-hayati-etkiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 15:03:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/bu-hastalik-hayati-etkiliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Nedir Seksüel Disfonksiyon? Cinsel fonksiyon bozukluğu kişinin normal seksüel aktivitesinin herhangi bir düzeyinde (istek,uyarılma,veya orgazm) karşılaştığı güçlükle tanımlanır. Kadın cinsel fonksiyon bozukluğu yüzyıllarca konuşulmayan ve hatta bazı kültürlerde düşünülmesi bile tabu olarak görülürken nihayet yıllarda erkek cinsel fonksiyon bozukluğunun sildenafil gibi ilaçlarla basit ve başarılı bir şekilde tedavi edilmesiyle belki benzer başarılar kadınlarda da elde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Nedir Seksüel Disfonksiyon?
<p>Cinsel fonksiyon bozukluğu kişinin normal seksüel aktivitesinin herhangi bir düzeyinde (istek,uyarılma,veya orgazm) karşılaştığı güçlükle tanımlanır. Kadın cinsel fonksiyon bozukluğu yüzyıllarca konuşulmayan ve hatta bazı kültürlerde düşünülmesi bile tabu olarak görülürken nihayet yıllarda erkek cinsel fonksiyon bozukluğunun sildenafil gibi ilaçlarla basit ve başarılı bir şekilde tedavi edilmesiyle belki benzer başarılar kadınlarda da elde edilebilir düşüncesiyle yeni ufuklar açılmıştır. Kadın cinsel fonksiyonlarının hem anotomik hem de fizyolojik olarak erkek cinsel fonksiyonlarına benzediği fakat daha karmaşık olduğu ortaya çıkmıştır.</p>
<p><strong>Seksüel Disfonksiyon sebep olur?</strong><br />Seksüel Disfonksiyoni sık karşılaşılan hayat kalitesini etkileyen bir durumdur ve organik, psikolojik ve sosyal pek çok nedene bağlı oluşan, çok boyutlu bir sıhhat sorunudur. Yaşa bağımlıdır, sıklıkla ilerleyicidir.</p>
<p><strong>Görülme sıklığı nasıldır?</strong><br />Kadın cinsel fonksiyon bozuklukları neredeyse her 2 kadından birini ilgilendiren önemli bir problemdir. Amerika Birleşik Devletlerinde kadınların %30-50 sinde olduğu belirtilmektedir. Amerika Ulusal Sağlık ve Sosyal Yaşam Araştırmasında 1749 kadının %43&#8242;ünde 1410 erkeğin ise %31&#8242;inde cinsel işlev bozukluğu saptandığı bildirilmiştir. Ülkemizde ise düşük eğitim düzeyi, bir işte çalışmama, ek bir hastalık bulunması, doğum sayısının fazlalılığı, menopoz gibi faktörlerin cinsel fonksiyonları olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.</p>
<p><strong>Seksüel Disfonksiyon bozukluklarının çeşitleri nelerdir?</strong></p>
<p>   1. Cinsel İstek Bozuklukları<br />      -Azalmış cinsel dilek bozukluğu<br />      -Cinsel tiksinti bozukluğu<br />   2. Cinsel Uyarılma Bozukluğu<br />   3. Orgazmik Bozukluklar<br />   4. Cinsel Ağrı Bozuklukları </p>
<p>-Disparoni<br />-Vajinusmus<br />-Diğer cinsel ağrı bozuklukları</p>
<p>Seksüel fonksiyon bozuklukların AFUD sistemindeki ilk majör kategorisi  seksüel  bozuklukları  hipoaktif seksüel  dilek bozukluğu ve seksüel ırak durmayı içeren  seksüel  dilek bozukluğu seksüel fantezi, dilek ve/veya fikir yokluğunu içerir.<br />Seksüel fonksiyon bozukluklarının 2. kategorisi seksüel uyarılabilme bozukluğu subjektif bir heyecan veya genital lubrikasyon eksikliği ile ifade bulan yeterli heyecana ulaşamamak veya  devam ettirememek  olarak tanımlanır.<br />Üçüncü kategori orgasmik disfonksiyonu oluşturur. Yeterli seksüel stimulus olmasına<br />rağmen orgazma ulaşmadaki güçlükleri veya orgazmın oluşmaması olarak tanımlanır.<br />Dördüncü kategori seksüel ağrı bozuklukları disparoni, vajinusmus ve nonkoital ağrıyı<br />içerir. Disparöni penetrasyon esnasındaki genital ağrıdır. Vaginusmus penetrasyonu engel<br />leyen vajenin alt kısımda meydana gelen istem dışı spazmdır. Türkiye’de yapılan bir çalışmaya göre her yeni evli 10 kadından 7 si vajınismus hastasıdır.</p>
<p>Nasıl teşhis edilir?<br />Hastanın psikososyal olarak değerlendirilmesinin yanı dizi ayrıntılı jinekolojik muayeneyi içeren genel fizik muayenesi önemlidir. Hormon profilinde LH, FSH, prolaktin,total ve serbest testesteron, seks hormon bağlayıcı globulin ve östradiol seviyelerine bakılmalıdır. Kan şekerinin yanı dizi KC enzimleri, lipid profili ve tiroid fonksiyon testleri de önemlidir. Özellikle vasküler patolojilerin saptanmasında genital kan akımının değerlendirilmesi çok önemlidir. Özellikle nörolojik patolojilerin saptanmasında beyin ve medulla spinalis bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans incelemeleri (MRI) yapılabilir.</p>
<p><strong>Tedavisi nasıldır?</strong><br />Östrojen replasman tedavisi, androjen tedavisi, sildenafil tedavisi gibi farmakolojik tedavilerin yanı dizi FDA onaylı EROS CTD gibi non farmakolojik tedavi yöntemler de önerilir..Bu problemin organik vasküler hormonal metabolik ve nörolojik nedenleri olabildiği ve problemin türüne göre tedavi prensipleri olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>Daha fazla bilgi için uzmanına danışınız.</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/bu-hastalik-hayati-etkiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Kalp Vakfı&#8217;nda &#8220;york testi&#8221; başladı</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/turk-kalp-vakfinda-york-testi-basladi.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/turk-kalp-vakfinda-york-testi-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:57:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Başladı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Vakfında]]></category>
		<category><![CDATA[york]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/turk-kalp-vakfinda-york-testi-basladi.html</guid>
		<description><![CDATA[Gıda intoleransını belirleyen test uygun fiyata yapılacak. Türk Kalp Vakfı laboratuvarında, gıda intoleransını (vücudun bazı besinlere verdiği tepki) belirleyen kan tahlili yöntemi olan &#8221;york testi&#8221; uygulamasına başlandı. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, yaygın bir hastalık olan gıda intoleransını belirleyen testin uygun fiyatla yapılacağı kaydedildi. Açıklamada, şişmanlama, yorgunluk, halsizlik ve çeşitli hastalıklara sebep olan gıda intoleransının, Dünya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Gıda intoleransını belirleyen test uygun fiyata yapılacak.
<p>Türk Kalp Vakfı laboratuvarında, gıda intoleransını (vücudun bazı  besinlere verdiği tepki) belirleyen kan tahlili yöntemi olan &#8221;york  testi&#8221; uygulamasına başlandı.</p>
<p>Konuya ilişkin yapılan açıklamada,  yaygın bir hastalık olan gıda intoleransını belirleyen testin uygun  fiyatla yapılacağı kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada, şişmanlama, yorgunluk,  halsizlik ve çeşitli hastalıklara sebep olan gıda intoleransının, Dünya  Sağlık Örgütünce dünya nüfusunun yarısında bulunduğunun açıklandığı da  kaydedildi.</p>
<p>AA</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/turk-kalp-vakfinda-york-testi-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obeziteyi hafife almayın!</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/obeziteyi-hafife-almayin.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/obeziteyi-hafife-almayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:55:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[almayın]]></category>
		<category><![CDATA[hafife]]></category>
		<category><![CDATA[Obeziteyi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/obeziteyi-hafife-almayin.html</guid>
		<description><![CDATA[Doç. Dr. Turgut Şahinöz, şişmanlığın çağın en aka hastalığı olduğunu belirtti Gümüşhane Sağlık İl Müdürü Yrd. Doç. Dr. Şahinöz, Türkiye&#8217;de 25 yaşın üzerindeki kadınların yüzde 40&#8242;ı, erkeklerin ise yüzde 20&#8242;sinin şişman olduğunu dile getirdi.Kilo vermenin alınan ve yakılan kalorilerin dengelenmesi ile ilgili bir süreç olduğunu vurgulayan Dr. Şahinöz, gün içinde sık ama az miktarda yenmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Doç. Dr. Turgut Şahinöz, şişmanlığın çağın en aka hastalığı olduğunu belirtti
<p>Gümüşhane Sağlık İl Müdürü Yrd. Doç. Dr. Şahinöz, Türkiye&#8217;de 25 yaşın üzerindeki kadınların yüzde 40&#8242;ı, erkeklerin ise yüzde 20&#8242;sinin şişman olduğunu dile getirdi.Kilo vermenin alınan ve yakılan kalorilerin dengelenmesi ile ilgili bir süreç olduğunu vurgulayan Dr. Şahinöz, gün içinde sık ama az miktarda yenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Kısa sürede aşırı kilo vermenin sorunlara yol açacağını kaydeden Dr. Şahinöz, şu uyarılarda bulundu: &#8220;Reklamlara aldanmamak gerekir. Kilo verirken çabuk etmemek gerekir. Vereceğiniz kilo haftada 1- 1,5 kilogramı geçmemelidir. Bir yılda toplam vücut ağırlığınızın yüzde 10&#8242;unu vermeniz yeterlidir. Kilo vermek için beslenme alışkanlığı değiştirilmeli ve egzersiz yapılmalıdır. Kilo vermeyi kolaylaştıran ilaçlar kesinlikle hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Zayıflamanın kolesterol, şeker hastalığı, ruhsal durum, hipertansiyon üzerine de olumlu etkisi vardır. Tekrarlayan zayıflama ve şişmanlama yürek hastalığı ve ani ölüm gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.</p>
<p>Alışkanlıkların değerlendirilmesi, kilo vermenin esas çözümüdür. Herkesin mutlaka değiştirmesi gereken ve değiştirmesi de zor olmayan alışkanlıkları vardır. Gazete, kitap okurken ve televizyon seyrederken bir şey yemeyin, alışverişe çıkarken liste yapın liste dışında yiyecek almayın, iyice acıkmadan aş yemeyin, kesinlikle öğün atlamayın sabah kahvaltı alışkanlığı edinin, günde en az 2 litre içecek için, iştahlı arkadaşlarla yemeğe oturmayın.&#8221;</p>
<p>Gazete ve dergilerdeki diyetlerin insanların sağlığını ciddi bir şekilde tehlikeye düşürdüğünü dile getiren Yrd. Doç. Dr. Turgut Şahinöz, &#8220;Eğer kendi başınıza gazete veya dergilerdeki bir takım diyetleri yapar veya ünlü bir insan şu diyeti yapmış ben de onu yapayım zayıflayayım derseniz sağlığınız ciddi bir şekilde tehlikeye düşebilir. Kan şekeriniz veya tansiyonunuz düşüp bayılabilirsiniz. bir de kan kontrollerini yaptırmadan diyete devam ederseniz bu ciddi durumlara koma ve ölüme kadar giden rahatsızlıklara sebep olabilir.&#8221; diye konuştu.<br />Şahinöz, diyete başlarken muhakkak bir uzmana danışılması gerektiğinin altını çizerek,</p>
<p>&#8220;Uygun bir diyet listesi belirleyin, kan ve idrar tahlili yaptırın, bunları bir doktora gösterin, kendinizi doğru motive edin. Çevrenizden istikbal eleştirilere kulak asmayın, diyeti bozduğunuz vakit suçluluk duygusu ile kinetik edip, tamamıyla bırakmayın ertesi gün tekrar başlayın. Alışkanlıklarınızı gözden geçirin ve size uygun olan bir beslenme modelini seçin. Enerji tüketiminizi artırın.&#8221; şeklinde ifade etti.</p>
<p>CİHAN</p>
<p></p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/obeziteyi-hafife-almayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın uygulaması hukuka aykırı</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/saglik-bakanliginin-uygulamasi-hukuka-aykiri.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/saglik-bakanliginin-uygulamasi-hukuka-aykiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:55:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[aykırı]]></category>
		<category><![CDATA[Bakanlığının]]></category>
		<category><![CDATA[hukuka]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uygulaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/saglik-bakanliginin-uygulamasi-hukuka-aykiri.html</guid>
		<description><![CDATA[Danıştay: &#8220;Bütün hekimler muayenehane açabilir&#8221; Danıştay 5. Dairesi, Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan savunma gelinceye kadar kamu kurumlarındaki hekimlerin muayenehanelerini 30 Temmuzdan itibaren kapatmalarına ilişkin hükmün yürütmesini durdurdu. Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı&#8217;nın internet sitesinde yer alan, &#8221;Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararına göre 30 Temmuz&#8217;dan itibaren üniversite öğretim üyeleri dışındaki kamuda çalışan tüm hekimlerin muayenehane açmaları ve özel sıhhat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Danıştay: &#8220;Bütün hekimler muayenehane açabilir&#8221;
<p>Danıştay 5. Dairesi, Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan savunma gelinceye kadar kamu  kurumlarındaki hekimlerin muayenehanelerini 30 Temmuzdan itibaren  kapatmalarına ilişkin hükmün yürütmesini durdurdu.</p>
<p>Türk Tabipleri  Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı&#8217;nın internet sitesinde yer alan,  &#8221;Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararına göre 30 Temmuz&#8217;dan itibaren üniversite  öğretim üyeleri dışındaki kamuda çalışan tüm hekimlerin muayenehane  açmaları ve özel sıhhat kuruluşlarında çalışmalarının mümkün  olmadığına&#8221; ilişkin açıklamasının iptali ve yürütmesinin durdurulması  istemiyle dava açmıştı.</p>
<p>Danıştay 5. Dairesi, kamu kurumlarında  vazife yapan hekimlere 30 Temmuzdan itibaren özel muayenehane açma yasağı  getirilmesine ilişkin işlemin Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan savunma gelinceye  kadar yürütmesini durdurdu.</p>
<p>5. Daire, Sağlık Bakanlığı&#8217;na savunma  için 15 gün süre tanıdı.</p>
<p>AA</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/saglik-bakanliginin-uygulamasi-hukuka-aykiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Cinsellikte dibe vurduk&#8217;</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/cinsellikte-dibe-vurduk.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/cinsellikte-dibe-vurduk.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 00:57:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellikte]]></category>
		<category><![CDATA[dibe]]></category>
		<category><![CDATA[vurduk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/cinsellikte-dibe-vurduk.html</guid>
		<description><![CDATA[Seksle ilgili hata bildikleriniz&#8230; Cinsel sorunların altında yatan sebeplerin evliliğe ve çifte ait sorunlar mı yoksa salt cinsellikle mi ilgili olduğu tam olarak bilinemiyor Avrupa Cinsel Tıp Akademisi Üyesi ve Hattat Hastanesi Kadın Cinsel Sağlığı Kliniği Direktörü Dr. Ece Hattat ile Aile Sağlığı Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, evlilikteki cinsel sorunlar hakkındaki soruları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Seksle ilgili hata bildikleriniz&#8230;
<p>Cinsel sorunların altında yatan sebeplerin evliliğe ve çifte ait sorunlar mı yoksa salt cinsellikle mi ilgili olduğu tam olarak bilinemiyor</p>
<p>Avrupa Cinsel Tıp Akademisi Üyesi ve Hattat Hastanesi Kadın Cinsel Sağlığı Kliniği Direktörü Dr. Ece Hattat ile Aile Sağlığı Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, evlilikteki cinsel sorunlar hakkındaki soruları yanıtladı.</p>
<p><strong>Evlilik seksi bitiriyor mu?</strong></p>
<p>Cinsel isteksizlik, evli çiftlerin en aka sorunu. Avrupa Cinsel Sağlık Birliği’nin 2003-2009 yılları arasında telefon danışma hatlarını arayan iki bin 500 evli çift üzerinde yaptığı araştırmada, her üç çiftten birinde cinsel isteksizlik olduğunu gözlemledik. Aynı çalışmanın bir başka sonucuna göre evli çiftlerin yüzde 20’si yılda 10 kezden daha az seks yapıyor. Burada söz konusu olan yatak odalarını ayırmış çiftler değil. Bir tarafın ilişkide tatminsiz ve mutsuz olması. Ayrıca bu mutsuzluğunun eşi tarafından umursanmaması veya önemsenmemesi. Cinsellik evliliklerin çok önemli bir parçası. İyi olduğunda çifti fiziksel tatminin çok ötesinde duygusal ve ruhsal olarak bağlıyor. Çiftin arasında derin bir ortaklık kuruluyor. Seksin sona erdiği çiftlerde dokunma, öpüşme ve diğer fiziksel yakınlaşmalar da nihayet buluyor. Eşler birbirlerinden duygusal olarak da uzaklaşıyor. Genellikle eşlerden biri sorunu geçici bir durum gibi algılıyor. ‘Çok stresli, çok çalışıyor’ gibi bahaneler buluyor. Ama bir süre sonra öyle olmadığını görünce huzursuzluk duymaya başlıyor. Evlilik mekanik bir hal alıyor. Arkadaşlık bitiyor. Öfke duygularıyla birlikte duygusal boşanma süreci geliyor.</p>
<p><strong>İsteksizlik tek taraflı mı oluyor?</strong></p>
<p>Eşler karşı taraf seksi reddettiğinde, öncelikle çekiciliklerini kaybettiklerini veya aldatıldıklarını düşünüyor. Özgüvenlerini kaybediyorlar. Karşı tarafa hislerini anlattıklarında genellikle, ‘Seks manyağı oldun, benle çalışsaydın ne kadar yorulduğumu anlardın’ gibi cevaplarla karşılaşıyorlar. Bir süre sonra da talep etmekten bıkıyorlar. Çünkü hep talep eden şahıs kendisi olduğu için gururu kırılıyor. Hatta kendini sürekli cinselliği isteyen histerik biri gibi hissetmeye başlıyor. Bunun üzerine artık o da cinselliği istemez hale geliyor.</p>
<p><strong>Ve aldatma, boşanma kaçınılmaz oluyor?</strong></p>
<p>Son yıllarda teşhis ve tedavisinin ne kadar kolaylaştığı düşünülürse, evliliklerin kurtarılmasının da o denli basit olacağı tahmin ediliyor. Ama öyle olmuyor. Çünkü isteksiztaraf için, evlilikte seks olmaması asla bir problem teşkil etmiyor. Bu konuda tedavi olmayı da gerekli bulmuyorlar. Karşı taraf, mutsuzluğu ve tatminsizliğiyle kafa başa kalıyor. Sonuçta da aldatmaya veya boşanmaya doğru giden bir münasebet görüyoruz. Özellikle bir taraf tatminsizken, diğerinin umursamaz ve önemsemez davranması sadece seks yapmamalarına değil, ilişkinin tüm boyutlarına yansıyor. Çiftler, duygusal olarak da bağını kaybediyor.</p>
<p><strong>Eşlerden birinin profesyonel yardım alması yeterli mi?</strong></p>
<p>Cinsel sorunlar hem hastalarda hem de partnerlerinde özgüven eksikliği, öfke, endişe, depresyon ve mutsuzluk yaratıyor. Erkekten kaynaklanan sorunların kadın üzerindeki etkisi önemli bir konu. Çalışmalarımız, erkekte sertleşme sorununun kadında cinsel tatmini neredeyse yarı yarıya azalttığını gösteriyor. Ancak daha önemlisi erkek problem yaşadığında kadın suçu kendinde arayabiliyor. Kendine güveni azalıyor. “Beni aldatıyor mu?” veya “Beni artık beğenmiyor” diye düşünebiliyor. Çalışmalarımızda 10 kadından beşinin bu nedenle çekiciliğini yitirmiş hissettiğini bulduk. Kadın, erkek cinsel sorunlarını strese ve psikolojik etkenlere bağlıyorsa eşiyle iletişim kurmuyor. Erkekler de ihtiyaçları olan yardımı almaya daha az yatkın oluyor. Yani kadın etkileniyor ancak eşiyle konuşmazsa sorunun çözümü daha kuvvet oluyor. Biz bu durumda kadın ve erkeğin oturup birbirlerine samimiyetle hislerini, düşüncelerini anlatmasını ve çözüm yolu aramalarını öneriyoruz. Hastaları eşleriyle birlikte dinliyor ve çözüm önerileri getiriyoruz. </p>
<p><strong>Yanlış bilinenler</strong></p>
<p>1. Cinsel konular tabudur.<br />2. Cinsel sorunlar tamamen psikolojiktir.<br />3. Cinsel sorunlar yaşlanmanın doğal bir sonucudur.<br />4. Cinsel sorunlar tedavi edilemez.<br />5. Kadının ve erkeğin aynı anda tatmin olması gerekir.</p>
<p><strong>Sekste erkekler   ve kadınlar neye ehemniyet veriyor?</strong><br />-Cinsel sevinç erkekler için münasebet sıklığı, kadınlar için seks kalitesi anlamına geliyor.<br />-Cinsel isteksizlik kadınlar arasında hızla yayılan bir sorun. Kadınlarda libido (seks isteği) erkeklere oranla daha karmaşık ve farklı.<br />-Erkekler cinsel olaylarda daha basit tahrik oluyor, libidolarını yükseltmekte fazla zorlanmıyor. Kadınlar kuvvetli bir libido için sadece sağlıklı bir vücuda değil, sağlıklı bir zihne, güvenli sosyal ortama, olumlu çevresel etkileşime ve spontane seksüel çağrışımlara gereksinim duyuyor.<br />-Evlilik ve arkadaşlık ilişkilerinde ortaya çıkan gelgitler, gerilimler ya da depresyon gibi sorunlar kadınlarda libidoya  daha fazla etki yapıyor. Bu nedenle kadın veya erkek cinsel dilek kaybı yaşandığında altta yatan etkenlerin tedavisi için doktora başvurmak gerekiyor.</p>
<p>Milliyet</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/cinsellikte-dibe-vurduk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaçsız depresyon tedavisi</title>
		<link>http://b.yazikolik.com/2010/07/ilacsiz-depresyon-tedavisi.html</link>
		<comments>http://b.yazikolik.com/2010/07/ilacsiz-depresyon-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 19:01:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YazıKolik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık&Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[İlaçsız]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://b.yazikolik.com/2010/07/ilacsiz-depresyon-tedavisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Siz de bu yöntemlerle kurtulabilirsiniz&#8230; Depresyon yaşlılar için ciddi bir risktir. Kronik hastalıklar arkadaşların ya da sevdikleri birinin ölümü ve toplumdan soyutlanma duygusu depresyona yol açan başlıca nedenler arasındadır. Bu psikolojik durum kendi kendine geçmezse tedavi edilmesi gerekir Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, depresyondan kurtulmada işte ilaç kullanmadan tedavi yolları: 1. Yaşlıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p>Siz de bu yöntemlerle kurtulabilirsiniz&#8230;</p>
<p>Depresyon yaşlılar için ciddi bir risktir. Kronik hastalıklar arkadaşların ya da sevdikleri birinin ölümü ve toplumdan soyutlanma duygusu depresyona yol açan başlıca nedenler arasındadır. Bu psikolojik durum kendi kendine geçmezse tedavi edilmesi gerekir</p>
<p>Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, depresyondan kurtulmada işte ilaç kullanmadan tedavi yolları: </p>
<p>1. Yaşlıların kullandığı bazı ilaçlar depresyona yol açabilir ya da depresyonu artırabilir. Öncelikle bunların kontrol edilmesi gerekiyor. Bazı ağrı, kanser ilaçları, hormon ve diğer tedaviler, hastalarda depresyonu tetikleyebiliyor. </p>
<p>2. Kişiyi terapiste gitmesi için cesaretlendirin. Terapi ihtiyar hastalara yardım ediyor. </p>
<p>3. Yaşlıların da aktif bir sosyal hayatı olmasını sağlayın. Arkadaşlarını veya akrabalarını haftada birkaç kez bunu yapabilir ve sevdiği aktivitelerde onu cesaretlendlrin. </p>
<p>4. Depresyona girmiş birine bir hobi (uğraş ) bulmasına yardım edin. İlginç ve uğraş gerektiren işlerle meşgul olmak bunamadan koruyor ve depresyonla savaşmaya yardım ediyor. </p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://b.yazikolik.com/2010/07/ilacsiz-depresyon-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
